Anatomi Kader midir?

January 8, 2019

Sevgili Baturalp'in psikanalitik uygulama ve queer kuramının hangi noktalarda kesiştiğine ve ayrıldığına dair yaptığı sunum için teşekkür ediyorum. Benim bu sunumdan vurgulamak istediğim kuramsal bir çıkarım var: psikanalize göre hiçbir adlandırma bir varlığı, var oluşu tam olarak tanımlayamaz/adlandıramaz. Varlığın adlandırmadan yani simgeselleşmeden kaçan her zaman bir kısmı vardır ve biz buna özetle lacancı psikanalizde gerçek diyoruz.

 

 

 

Ben bu ikinci sunumumda Lacan'ın Freud okumasına dair cinsiyetlenme kuramından küçük bir kesit getirmek istiyorum. Biliyorsunuz, Freud dönemine göre çok öncü düşünceleri olsa, ilk bildirimde alıntıladığım gibi eşcinsellerin ceza almamalarını istese, kadınların cinselliği ile ilgilense, çocukların melek olmadıklarını; onların da bir cinsel yaşantıları olduğunu dile getirse dahi aynı zamanda 1850'lerde doğmuş bir adamdı ve dolayısıyla görüşlerinde de bu dönemin çizgilerini taşıması beklendik ve olası.

 

Bu görüşlerden konumuz itibariyle tarihi en geçmiş olanını ve bunu Lacan'ın nasıl okuduğunu dile getireceğim. Freud, Napoleon'u alıntılayarak Ödipal Karmaşanın Yok Olması adlı metninde ''anatomi kaderdir'' der.

 

Freud'un Napoleon'u alıntılaması ne olursa olsun ironik bir durum. Bu cümle de tüm geliştirdiği kuramın yanında bir hayli ironik. İronik çünkü kısmi dürtüleri Baturalp'in ele aldığı gibi ele alan Freud, cinsel kimlik inşaasında özdeşimler üzerinde çalışan Freud, penisi olsun olmasın iki cinsiyet için de iğdiş edilme kaygılarını ele alan gene Freud; bu durumda ''anatomi kader''dir demek biraz çelişkili kalıyor. Üstüne üstlük araştırdığımızda da Napoleon ''anatomi kaderdir'' demediğini- ''coğrafya kaderdir'' dediğini buluyoruz. Bu çok da anlaşılır- Fransız ihtilalinden sonraki ilk kral ve bir toprağı yöneten olarak ulusun kaderini sanayi devriminin ortasında coğrafyaya bağlıyor olmasını yadsıyamayız. Bu durumda gene bir soru doğuyor : yani Freud'un burada hem bir ''dilsürtçmesi/unutması'' var, hem de kendi kuramı ile çatışan bir cümle kuruyor. Bu şaşırtıcı ifade acaba ne anlama gelebilir ve nasıl okuruz diye düşürken Lacan çok ilginç bir okuma yapıyor. Anatomi'yi ana tomie olarak, kelimenin kökenine geri dönerek, ikiye bölüyor.

 

«Anatomi (Anatomie)» kelimesi Latince'den ödünç alınmış, ana ve kopuşu belirten tomi (tomie) kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. Bu nedenle Lacan, Freud'un formülasyonunu farklı bir yerden okur: «Kopuş kaderdir (la Tomie est le destin)» der. Kopuş (Tomie) bu sefer bize kastrasyonu/iğdiş edilmeyi anımsatır. Bu durumda bunu anatomiden Freud'un kuramında da olduğu gibi bağımsız bir noktadan okuyabilir hale geliriz. Bizim dilimizin bir zenginliği ise belki de ''l'ana tomie est le destin'' yani ana kelimesini anne olarak da duyarak, ''anadan, anneden kopuş kaderdir'' demek olacaktır. Lacan'ın bu okuması ile anatomiden uzaklaşıp, organın gerçekte varlığı ve yokluğundan bağımsız olarak, öznenin dille yükselmesi konusuna gireriz. Başka bir deyişle, Lacan cinsiyetlenmeye dair kuramını analitik çalışmanın merkezinde bulunan söz alanında temellendirmiştir. Konuşan varlık Baturalp'in metninde ele alacağı gibi eksiklidir ve bu eksiliği nerede lokalize ettiği onun cinsiyetlenme formüllerindeki konumu belirleyeceği gibi, onu konuşan ve arzulayan bir insanda yapacaktır.

 

Bu konuşmamı da bir anektodla tamamlamak istiyorum. Bu çizgide kalarak Lacan bir gün seminerine giderken, yolda taksiciye ''siz bir kadın mısınız/ erkek mi?'' diye sorar ve şöför de bilmediğini dile getirir. Bunu seminerinde bir anektod olarak anlatır ve der ki '' görüyorsunuz size kesin/kati geliyor çünkü tüm sokaklarda/her yerde bu var fakat konuşan varlık cinsiyetli kimliği ile ilgili tercihini anatomik cinsel organından bağımsız olarak yapar''

 

Bu bölünmüşlük konuşan varlığı eksikli- arzulu kılan ve aynı zamanda düşlemleri olanaklı kılan. Bu olanakları ele almak ve konuşmamda dile getirdiğim bu dönem ele aldığımız konuları queer kuramı etrafında derinleştirmek adına sözü Baturalp'e bırakıyorum.

 

Bu metin Lacancı Psikanaliz & Queer etkinliğinde Baturalp Aslan'In Psikanaliz & queer; Ne alaka ? başlıklı konuşmasından sonra okunmuştur. Etkinlikle ilgili daha fazla bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz. 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

İçerikler
Recent Posts

August 21, 2020

July 27, 2020

May 1, 2020

Please reload

Archive
Please reload

Search By Tags
Please reload

Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
Please reload

© LACANCI PSİKANALİZ ÇALIŞMALARI

Tel: +902129995623